a

acid 1,7-dihydroxy-naphthalene-3,6-disülfonik asid (C10H8O8S3=320.18).

A dull sense

Zayıf his;

A keen sense

Keskin his;

A.E.G.

Hava kullanılarak çekilen ensefalografi için kullanılan deyim.

a.g.g.s.

"Anti gas gangrene serum" kelimeleri için kullanılan kısaltma.

a.h.g.

Antihemofilik globulin kelimeleri için kullanılan kısaltma.

A.I.D.

Bir kadının, yabancı bir erkeğe ait meni aracılığıyla, suni olarak döllenmesi.

A.I.H

Bir kadının, kendi kocasına ait meni ile suni olarak döllenmesi.

A.I.S. Antilymphocyte serum

Kan dolaşımındaki lenfositler üzerinde etki göstererek bağışıklık meydana gelmesini engelleyen bir esrum.

A.P.T.

"Alum precipitated dipkheria toxoid" kelimeleri için kullanılan kısaltma.

A.S.O.

"Antistreptolysin O" için kullanılan kısaltma.

A.T.S.

"Antitetanus serum" için kullanılan kısaltma.

A.T.T

"Antitetanus toxoid" için kullanılan kısaltma.

Aaron's sign

Aaron belirtisi (işareti): Appendicitis'de McBurney noktası üzerine basıldığı zaman epigastrium bölgesinde ağrı duyulması;

aascularization

Kansızlaşma, kansı zkalma (Bandaj uygulanması sonucu belli bir bölgenin kansız kalışı gibi).

abacterial

Bakteriden muaf.

abacus

Nomografi ile elde edilen grafik tablosu.

Abadie's sign

1. Basedow hastalığında, üst gözkapağını kaldıran kas (musculus levator palpebrae superioris)'in çekimesi: Abadie işareti (Belirtisi); 2. Aşil kirişi (tendo calcaneus)'nın taziyk karşısında acı vermemesi analjezisi; 3. Tabes (locomotor ataxia) belirtisi;

abalienation

Delilik, cinnet, abalienatio.

abarnahas

Simyagerlerin manyeziye verdikleri ad.

abarognosis

Bir şeyin ağırlığını takdir ve sezme meleke (yeti) sinin kaybı.

abartamen

biochem. Simyagerlerin kurşuna verdikleri ad.

abarthrosis

See: abarticulation.

abarticular

Mafsaldan uzak, eklemle ilgisi olmayan.

abarticulation

Çıkık. See: diarthrosis.

abasia

Yürüyememek (merkezi veya periferik olur, fakat bazan büsbütün psikojendir), abazi.

abasia astasia

Ayakta duramama veya yürüyememe, ayakta durma ve yürüme güçlüğü ile beliren hareket düzensizliği.

abasia atactica

Değişik safhalar arzeden abazi.

abasic, abatic

Abaziye ait, abazi türünden.

abate

v. Azaltmak, dindirmek (ağrı); Azalmak, dinmek, hafiflemek.

abatement

azalma, dinme, hafifleme (ağrı, v.s.).

abaxial

Aks kemiği dışında, eksendışı, eksenden uzak.

Abbot's method

Abbott spor boyama metodu.

abbot's paste

Diş sinirini öldürmekte kullanılan, arsenik, morfin ve kreozot taşıyan pat, Abbot patı.

Abderhalden's reaction

Karaciğer afetleri, sar'a ve erken bunama, kanser, gebelik gibi hastalıkların teşhisine hizmet eden, kanda bazı şartlar altında beliren hususi korunma mayalarını meydana çıkarmağa yarayan biyolojik reaksiyon;

abdomen

Karın, batın.

abdomen abstipum

Rektus abdominis kasının konjenital kısalığı, eğik karın.

abdominal

Karna ait, batnî, abdominalis.

Abdominal aorta

Karın aortu;

Abdominal ballottement

Bk. eşternal ballottement;

Abdominal bandage

Gebelik sırasında veya karın ameliyatından sonra veya şişmanlık dolayısıyle kullanılan bandaj.

abdominal breathing

Karın solunumu, batnî teneffüs (başlıca erkeklerde görülür, kadınlarda solunum göğüs tipindedir).

abdominal cavity

Karın boşluğu (kovuğu),cavum abdominis.

Abdominal decompression

Gebelikte ve doğumda kullanılan bir yöntem.

Abdominal delivery

sezaryen ameliyatı (gastrohisterotomi) ile yapılan doğum;

Abdominal disease

Karın hastalıkları; Abrami's disease

Abdominal dropsy

Karın boşluğunda su toplanması;

abdominal enlargement

Karının 4. gebelik ayından sonra gittikçe artan şekilde büyüme göstermesi, karın büyümesi;

abdominal examination

Karından muayene, karında mevcut herhangi bir patolojik durumu veya gebelik esnasında büyüyen uterus ve fetüs7ün durumunu belirlemek amacıyla karın üzerinden yapılan muayene;

abdominal gestation

Dış gebelik, garviditas abdominalis.