K

Potasyum sembolü.

Kahler's disease

Mültipl miyelom;

Kahn test

Sifiliz teşhisinde kullanılan serolojik bir test;

kaif

n.Alınan ilacın meydana getirdiği rahatlık, özellikle teskin edici veya uyuşturucu ilacın vücutta oluşturduğu rahatlama hali.

kainophobe

Yeniliklere karşı ürküntü duyan kimse, yeniliklerden korkan kişi.

kainophobia

Yeni eşyalara karşı duyulan marazi korku.

kakidrosis

Kötü kokan ter çıkarma, pis kokulu ter ifrazı.

kakke

Beriberi, bu hastalık için japonların kullandığı terim.

kakosmia

Pis okku.

kala-azar

Asyanın tropikal bölgelerine mahsus ve Leishmania donovani'nin sebep olduğu malaryaya benzer salgın öldürücü bir humma.

Kala-azar disease

Leishmania parazitinin yaptığı hastalık (Düzensiz ateş, dalak ve karaciğerde büyüme, lökopeni ve anemi belli başlı belirtileridir);

kalagua

Güney Amerikada tüberküloz için kullanılan bir ilaç.

kali

biochem. See: Potash.

kaliemia

Kanda p otasyum bulunması, kaliyemi.

kaligenous

Potas yapan, potas meydana getiren, kalijen.

kaliopenia

Vücutta potasyum eksikliği.

kalium

n.See: Potassium.

kaliuresis

idrarla aşırı potasyum atılışı.

kaliuretic

1.İdrarla aşırı potasyuma tılışı ile belirgin; 2.İdrarla aşırı potasyum atılışını uyaranmadd e(ilaç).

kallak

n.Eskimolarda sık rastlanan püstüllü (sivilceli) dermatit.

kalopsia

Maddelerin oldukalrından daha güzel göründükleri durum.

kanamycin

Neomisine benzeyen bir antibiotik.

kaolin

n.biochem. Kil, alüminyum silikat.

kaolinosis

Solunumla devamlı olarak alınan kaolin tozlarının akciğerlerde toplanması.

kaomycin

Neomisin ve kaolin'den ibaret bir preparat.

Kaposi's disease

Xeroderma pigmentosum;

kaposi's varicelliform eruption

n.Ekzemalı çocuklarda meydana gelir.

kapselcoccus

Piyosalpenkste bulunan bir mikrop.

karezza

Coitus reservatus.

Karpeler's operation

Kolesisto-anterostomi;

karyenchyma

Hücre çekirdeğinin sıvı kısmı.

karyo-

pref. Çekirdek anlamına önek.

karyochrome

Çekirdeği kolayca boyanabilen sinir hürcesi.

karyoclasis

Hücre çekirdeğinin parçalanması.

karyocyte

Nüveli hücre, karyosit.

karyogamy

n.Çekirdeklerin kaynaşması ile belirgni hücre birleşmesi, karyogami.

karyogenesis

Hücre nüvesi gelişimi, karyojenez.

karyogenic

1. Hücre nüvesini oluşturarn; 2. Karyojeneze ait.

karyogonad

See: micronucleus.

karyokinesis

Hücre çekirdeğinin kromozom sayısı azalmaksızın ikiye bölünmesi,bir hücrenin türe has kromozom sayısına sahip iki yeni hücre meydana getirmek üzere bölünmesi, karyokinez, mitoz.

karyokinetic

1. Karyokinez'le ilgili; 2. Karyokinez gösteren, karyokinez niteliğinde.

karyoklasis

Hücre nüvesinin parçalanması.

karyolobic

Loplu nüveli, lop şeklinde nüvesi olan.

karyolobism

Hücre nüvesinin loplu olma hali (özellikle lökosit nüvesi).

karyology

sitolojinin hücre nüvesini inceleyen bir dalı, karyoloji.

karyolymph

Hücre nüvesinin sıvı kısmı, karyolimf (syn, karyenchyma, paralinin v.s.).

karyolysis

Hücre nüvesinin şişmesi ve kromatinin gittikçe eriyerek yok olması ile belirli bir nekrobiyoz şekli, karyoliz.

karyolytic

1. Karyolize ait veya karyoliz meydana getiren; 2. Hücre nüvelerini yokeden.

karyometry

Hücre nüvesinin ölçülmesi, hücre nüvesini ölçme bilimi, karyometri.

karyomitome

Hücre çekirdeğinde kromatin iplikçiklerinin oluşturduğu ağ, kromatin ağı.