q-fever

Coxiella burnetti tarafından meydana getirilen ateşli bir hastalık, Q humması.

quack

Şarlatan doktor.

quackenstedt's test

Lomber ponksiyon sırasında gerçekleştirilen, bir test.

quad

pref. Dört.

quadcepsplasty

Femur dört başlı kasın plastik tamiri.

quader

Beyinin dördül (kare) parçası.

quadrangular

Dörtgen, dört açılı,quadrangularis

quadrant

1. Çeyrek daire; 2. Bir bütünün dörtte biri (mesela görme alanında veya karın yüzeyi hk).

quadrantanopsia

Görme alanının dörtte birinde görmenin kaybolması.

Quadrantic hemianopsia

See: Quadrantanopia.

quadrate

Kare, dört köşe, dördül, quadratus.

Quadrate bone

Dördül kemik, os quadratus;

Quadrate muscle

Kalça, bilek, v.s. kası;

quadri

pref. Dört, dört kıvrımlı, dört katlı

quadriceps

&n. Dörtbaşlı (kas).

Quadriceps reflex

See: Patellar reflex;

quadricuspid

& 1. dört zirveli (Diş veyaaort kapağı hk); 2. Dört zirveli diş.

quadridigitate

See: tetradactylous

quadrigemina

Ortabeyin arka yüzü ve dördüz cisimleri, corpora quadrigemina.

quadrigeminal

Dört parçalı (kısımlı), dört kat, quadrigeminus, dördüz.

quadrigeminal pulse

Dörtte bir duyulan nabız, pulsus quadrigeminus;

quadrigeminum

(pl. quadrigemina).

quadrilateral

1. Dört kenarlı; 2. Dörtgen.

quadrilocular

Dört çukurlu, dört hücreli.

quadripara

Dört defa doğum yapan kadın.

quadriparity

Dört çocuklu olma, dört defa doğum yapmış olma.

quadriparous

Dört çocuklu, dört defa doğum yapmış olan.

quadripartite

Dörte bölünmüş, dört kısma ayrılmış, dört kısımlı.

quadriplegia

Kol ve bacakların toptan felci, kodripleji, tetrapleji.

quadriplegic

Her iki kol ve bacağı felç gösteren kişi.

quadripolar

Dört kutuplu.

quadrisect

v. Dörde bölmek, dört kısma ayırmak.

quadrisection

dörde bölünme.

quadritubercular

Dört tümsekli, dört zirveli.

quadrivalent

Dört değerlikli.

quadroon

Beyaz ile zenci melezi kimsedendoğan çocuk.

quadrumanous

dört ayağı el şeklinde yapı ve ödev gösteren, dört elli.

quadruped

Dört ayaklı hayvan.

quadruple

Dörtlü.

quadruplet

Dördüz.

Quadruplet pregnancy

Dördüz gebelik;

quain's heart

Kalbin yağlı dejenerasyonu;

quale

Bir şeyin vasfı (kalitesi).

qualimeter

Röntgen ışınlarının nüfuz gücünü ölçme aleti, penetrometre.

qualitative

biochem. Niteliğe ait, niteliyici, nitel, kalitatif.

qualitative analysis

Kalitatif analiz.

quality

1. Kalite, 2. Hususiyet, özellik, tabiat; 3. Nitelik; 4. Nevi, sınıf, çeşit.

quandrangular membrana

Larenks'te bir zar;

quantimeter

Bir röntgen tübünden çıkan röntgen ışınlarının miktarını ölçen alet.

quantitative

biochem. Kantite (kemiyet9 ye ait, kemmi, kantitatif.