T(a)eniacide

Şerit (tenya)leri yokeden ilaç, tenyasid.

t(a)eniafuge

Tenyaları düşürmeğe yarayan ilaçlar, tenifüj.

T.A.B. vaccine

Tifo ve paratifo'ya karşı bağışıklık kazandırma amacıyla uygulanan aşı;

T.A.B.T. vaccine

Tifo, paratifo ve tetanos'a karşı bağışıkık kazandırma amacıyla kullanılan aşı, tetanos aşısı;

T.A.T. mixture

See: Toxin-antitoxin.

t.r.i.c. agent

"Trachoma inclusion conjunctive" kelimeleri için kullanılan kısaltma.

tabacism

See: Tabacosis.

tabacosis

Tütün zehirlenmesi (genellikle tüün tozunun ciğerlere kaçmasından ileri gelir).

tabardillo

Meksika'da görülen tifoya benzer mikrobik bir hastalık.

tabatiere anatomiue

El başparmağı ekstansiyon halinde iken bileğin dış kenarında meydana gelen çukur, enfiye çukuru.

tabefaction

1. Zayıflatma; 2. Zayıflama, erime; 3. Zayıflık.

tabes

1. Müzmin hastalıklarda gittikçe zayıflama, stil, tabes; 2. Frenginin son safhasında vücut hareketlerindeki intizamsızlık (ataksi).

tabes dorsalis

Omuriliğin arka kordonunun ve burdaki duyu yolarının yavaş fakat ilerleyici duvenerasyonu (Belirtileri: Zaman zaman gelen şiddetli ağrılar, hissiyet ve koordinasyonda bozukluk, bazı organların çalışmasında değişiklik, trofik tagayyürle), locomotor ataxia.

tabes mesenterica

(tabes maseraica), Çocuklarda mezenter bezlerinin tüberkülozu.

tabescent

Zayıflayan, eriyen.

tabetic

1. Eritici, ileri derecede zayıflatıcı; 2. Tabes dorsalis'le ilgil; 3. Tabes dorsalis gösteren, tabes dorsalis'li.

Tabetic crisis

Tabes dorsalis'te görülen mide, mesane ve rektum'da ağrılı kasılmalarla belirgin nöbet;

tabetiform

Tabes şeklinde, tabes'e benzer.

tablature

Kafatası kemik tabakalarından biri.

table

Düz kemiksi yaprak veya tabaka (özellikle kafa kemiklerinin tabakalarından biri).

tablet

Yassı hap, tablet.

taboparalysis

Tabes dorsalis'in eşlik ettiği genel felç hali.

taboparesis

Genel felçle müterafık tabes.

tabophobia

Marazi tabes korkusu.

Tabradillo fever

Meksika'nın bazı kesimlerinde görülen bir cins tifüs;

tabular

Masa şeklinde.

tacamahac, tacamahaca

biochem. Birkaç Kuzey Amerika ağaçlarından çıkarılan reçineli madde (ilaç veya tütsü olarak kullanılır).

tache

Leke, taş.

tache blanche

Mikrobik hastalıklarda karaciğerde beyaz leke.

tache blenatre

Tifoda ciltte görülen mavi leke.

tache cerebrale

Menenjit ve diğer sinir sistemi hastalıklarında cilt tırnakla çizildiği zaman görülen kırmızı çizgi, dermografizm.

tache motrice

Motor sinir ucunun kas hücresinde sona erdiği noktadaki düğümcük.

tachetic

Lekeye ait, taşetik.

tachistoscope

Kelime körlüğünden hasta olan kimselere uygulanan bir eğitim yöntemi.

tachogram

Takografi ile elde edilen grafik.

tachography

Kan akımının sürat ve hareketini kaydetme, takografi.

tachometer

Kan akımı hızının ölçümünde kullanılan alet, takometre.

tachy

pref. 1. Süratli, çabuk, hızlı; 2. Sürat.

tachycardia

Kalp atımının hızlanması, taşikardi.

tachycardiac

1. Taşikardi ile ilgili; 2. Taşikardi gösteren.

tachylalia

Çabuk konuşma , konuşma çabukluğu, takilali.

tachymeter

Hareket süratini ölçme aleti, takimetre.

tachyphaga

Yeme çabukluğu, çabuk yeme, takifaji.

tachyphasia

Konuşma çabukluğu.

tachyphrasia

Aşırı konuşma merakı, çok konuşma, gevezelik.

tachyphrenia

Marazi zihni faaliyet, takifreni.

tachyphylaxis

Bir maddeden küçük miktarları mükerrer zerkederek meydana gelecek reaksiyonu hafifletme, taşifliaksi.

tachypnea

Çok hızlı solunum.

tachypragia

Faaliyet çabukluğu.

tachypsychia

Zihni ve ruhi melekelerde çabukluk.