Lasik & Lasek & Wavefront

Kırılma kusuru denilen, gözlük veya lens kullanmayı gerektiren göz bozuklukları; laser teknolojisi ile tedavi edilebiliyor. Bu teknoloji, LASIK, LASEK ve Wavefront yöntemleriyle uygulanıyor.

LASIK yöntemi








LASIK yöntemiyle göz kusurunun giderilmesi işlemi, gözün en dışında bulunan ve kornea dediğimiz şeffaf kısmın uyuşturulmasıyla başlıyor. Uyuşturma için 1-2 damla ilaç yetiyor. Böylece hastanın tedavi sırasında ağrı çekmesi önlenmiş oluyor. Keratom denilen otomatik bir cihaz yardımıyla şeffaf tabakadan ince bir kapak kaldırılıyor. Kırılma kusurunu düzelten laber ışını, kaldırılan kapağın altındaki tabakaya uygulanıyor. Kapak yerine oturtuluyor. İşlem böylece sonlanmış oluyor.

LASIK tedavisi her bir göz için 2-3 dakika sürüyor. Bu işlem hastanede yatmayı gerektirmiyor. İşlemden sonra hasta kontrolden geçirilerek, gözü açık olarak evine gönderiliyor. Tedaviden sonra hastada 5-6 saat kadar bulanık görme, batma, gözde sulanma ve hafif derecede ağrı olabiliyor.


LASIK tedavisi için hastanın gözünün kaç derecede olduğundan ziyade göz yapısının uygunluğu çok daha önem taşıyor. Tedavi için laser uygulanacak şeffaf tabaka kalınlığının emniyet sınırları içerisinde olması gerekiyor.

Şeffaf tabakada dikleşmenin olduğu keratokonus dediğimiz bazı özel hastalık durumlarında kalınlık yeterli bile olsa LASIK işleminin yapılmaması gerekiyor. Çünkü, bu hastalığın erken dönemde tanısı standart cihazlarla gözden kaçabiliyor. Böyle hastalarda şeffaf tabakanın arka yüzünü de gösterebilen ve keratokonusun erken teşhisini sağlayabilen ileri görüntüleme sistemlerinin kullanılması gerekiyor.

LASIK yapılacak hastalarda tedavi öncesinde göz bebek büyüklüğü ölçülüyor. Göz bebeği yapısal olarak geniş olan hastalarda standart uygulanan LASIK sonrasında gece görüş problemleri ortaya çıkabiliyor. Bu hastalarda standart LASIK tedavisi yerine wavefront ölçümüne dayalı ısmarlama laser tedavisinin tercih edilmesi daha uygun oluyor.

LASIK hastalarının çoğu yüksek derecede miyop hastalar oldukları için, operasyondan önce, retina dediğimiz göz arkasındaki sinir tabakasının ayrıntılı olarak muayenesi gerekiyor. Bu muayenede elde edilen verilen uygulamanın şeklini belirliyor. Eğer sinir tabakasında önemli derecede delik, yırtık veya dejenerasyon varsa LASIK‘den önce argon laser dediğimiz başka bir laserle bu bölgelere kaynak yapılması gerekiyor. Bu durumda LASIK, kaynak işleminden 1 ay sonra uygulanıyor.

Göz tansiyonu, katarakt, göz içi iltihabı gibi miyop dışı göz hastalıkları bulunan hastalarda LASIK tedavisi yapılmaması gerekiyor.

LASIK öncesinde kontakt lense ara verilmiş olması da önem taşıyor. Yumuşak lens kullanan hastalarda en az 1 hafta, sert lens kullananlarda ise en az 2 hafta lens kullanılmaması gerekiyor.

Operasyon sonrasında 1 hafta ilaç kullanımı yeterli oluyor. En az 1 ay süreyle göz içerisine su temasından ve gözün ovuşturulmasından uzak durulması gerekiyor. Tedaviden sonra güneş gözlüğünün kullanılmasıyla, ışık kamaşması ve sulanma gibi şikayetler en aza iniyor.


LASIK’te başarı
LASIK tedavisi, miyop ve astigmat olgularında yeterli bir başarı sağlarken, hipermetrop bozukluğunu belirli bir dereceye kadar düzeltebiliyor. Hastanın göz yapısı uygunsa miyoplarda 10 numaraya kadar düzeltme yapılabiliyor. Karışık astigmatlarda 6, hipermetroplarda ise 4 numaraya kadar başarı sağlanabiliyor.

LASIK tedavisi göze dıştan uygulanıyor. Her tıbbi tedavide olduğu gibi LASIK tedavisinde de bazı riskler bulunabiliyor. Şeffaf tabakadan kapak kaldırılması aşamasında bazı sorunlar yaşanabileceği gibi, tedavi sonrasında da enfeksiyon, alerji ve derecenin yetersiz düzeltilmesi gibi problemler görülebiliyor. Bu problemler LASIK tedavisini uygulayan hekim ve kullanılan laser cihazının kalitesi ile direk bağlantılı olarak gelişiyor. Tecrübesiz bir hekim tarafından uygulanan LASIK tedavisinden sonra sıkıntı ile karşılaşılma olasılığı yüksek oluyor. Piyasada laser tedavisi için kullanılan onlarca cihaz bulunuyor. Bunlar içerisinde ayarı iyi yapılmamış ve eski olan bir cihazla tedavi uygulanırsa beklenmeyen olumsuz sonuçlar çıkabiliyor. Buna karşılık laser cihazının çok yeni olması veya çok ileri teknoloji ürünü diye pazarlanan bir cihaz olması da sıkıntı nedeni olabiliyor. Piyasaya yeni sürülmüş ve Amerikan Gıda ve İlaç Örgütü’nün (FDA) onayını almamış olan bir laser cihazı reklam desteğiyle çok kaliteli bir cihazmış gibi tanıtılabiliyor. Bu nedenle tedavinin yapılacağı laser cihazının FDA onayı almış olması da ayrı bir önem taşıyor.

LASIK tedavisinin en önemli avantajını, iyileştirme derecesi ve hasta için sağladığı konfor oluşturuyor. Göz yapısı uygun olan hastalarda LASIK yöntemi, yüksek gözlük derecelerini bile etkili bir şekilde düzeltebiliyor. İyileşme son derece hızlı oluyor ve tedaviden sonra saatler içerisinde hasta kaliteli bir görüşe sahip olabiliyor. Ağrı, sulanma ve batma problemleri 5-6 saat içerisinde geçiyor. Tedaviden sonra 1 haftalık ilaç kullanımı yetiyor.

LASEK Yöntemi


LASEK yöntemi de LASIK tedavisi ile aynı amaç için kullanılıyor. Yani LASEK de miyop, hipermetrop ve karışık astigmatın laser ile tedavisinde kullanılan bir yöntemi ifade ediyor.

LASEK tedavisi; şeffaf tabakanın ince olması sebebiyle LASIK uygulanamayan hastalara uygulanıyor. Böyle hastalarda şeffaf tabaka kalınlığı ne olursa olsun LASEK uygulanabiliyor. Bunun yanında LASIK olabilecek her hastaya eğer isterse LASEK tedavisi de rahatlıkla yapılabiliyor.

Tedavi aşamaları bakımından LASIK’den önemli farkları bulunuyor. LASIK’de şeffaf tabakadan kapak kaldırılırken LASEK’de bu aşama yer almıyor. Damla ile göz uyuşturulduktan sonra şeffaf tabaka üzerindeki zar soyuluyor, laser uygulanıyor ve zar tekrar yerine yayılıyor. İyileşmeyi hızlandırmak için laserden sonra göze numarasız yumuşak lens konuluyor. Lens 3-5 gün kalıyor ve iyileşme sağlanınca gözden alınıyor.

LASEK tedavisi LASIK’e kıyasla daha basit bir işlem sayılıyor. LASIK gibi 5-10 dakika içinde tamamlanıyor. LASIK’de olduğu gibi tedavi sırasında hasta herhangi bir ağrı hissetmiyor. Ancak tedavi sonrası iyileşme daha uzun sürüyor. 3-5 gün süreyle ağrı, batma, sulanma ve görme bulanıklığı olabiliyor. Görüntünün netleşmesi için 1-2 hafta beklemek gerekiyor. Bir ay süreyle ilaç kullanımına ihtiyaç duyuluyor. 

WAVEFRONT yöntemi
Wavefront yöntemi LASIK veya LASEK gibi ayrı bir tedavi şeklini getirmiyor. Sadece laser tedavisinin uygulama sistemindeki bir değişikliği ifade ediyor.

Standart laser tedavisinde yalnızca hastanın göz derecesi esas alınarak bir laser düzeltmesi yapılıyor. Wavefront tedavisinde ise wavefront cihazı gözün derece dışında ayrıntılı ölçümlerini alıyor. Şeffaf tabaka, göz merceği ve sinir tabakasında oluşan ışık saçılmaları ayrıntılı bir şekilde ölçülüyor ve bu ölçüme göre tedavi şeması çiziliyor. Wavefront cihazında hesaplanan tedavi şeması laser cihazına aktarılıyor ve böylece sadece her hastaya göre değil bir göze özgü laser tedavisi yapma olanağı sağlanıyor. Wavefront sistemi ile LASIK veya LASEK uygulanmış olan hastalarda tedavi sonrasında standart laser tedavisine göre daha kaliteli görüş elde edilebiliyor. Standart laser uygulanan hastalarda ortaya çıkabilen gece görüş problemleri wavefront tedavisi ile en aza iniyor. Bu sebeple gece uzun süre araba kullanması gereken sürücülerde veya mesleği gece ile ilişkili olanlarda wavefront tedavisinin tercih edilmesi daha uygun oluyor. Laser tedavisi öncesi yapılan ölçümlerde göz bebek çapı yapısal olarak geniş olan hastalarda da wavefont tek seçenek olma özelliği taşıyor.

Wavefront tedavisinin en önemli uygulama alanlarından birini de standart laser tedavisi ile başarısız kalınmış olan hastalar oluşturuyor. Standart laser tedavisi sonrasında gözünde kusur kalmış, gece görüş problemi olan veya herhangi bir başka sebeple tedavinin uygun yapılamadığı hastalarda mutlaka wavefront tedavisinin tercih edilmesi erekiyor.

Wavefront tedavisi LASIK veya LASEK tedavisi ile birlikte kullanılabiliyor.

Wavescan Wavefront Analyze System: Bu sistem, wavefront custom ablasyonu öncesi gözün tüm aberasyonlarını hesaplayarak ideal tedavi formunu oluşturuyor.

Tomey-TMS 2 Korneal Topografi Sistemi: Bu sistem, kornea eğriliklerini hesaplayıp renkli haritalarla ve sayısal verilerle ortaya koyuyor. Kornea hastalıklarının tanısında yardımcı olarak kullanılıyor.

Orbscan-2 Korneal Ölçüm Sistemi: Sadece kornea ön yüzeyinin değil, arka yüzeyinin de ölçümü bu cihazla yapılıyor. Cihaz, ayrıca saydam tabaka kalınlığını ve en ince bölge kalınlığını veriyor. Kornea hastalıkları tanı ve tedavisinde yardımcı oluyor.

Pakimetre: Kornea (saydam tabaka) kalınlığı ölçülerek göz tansiyonunun doğru değerlendirmesini sağlıyor.

Vısx S4 Customıze Vss Laser Sistemi: Konusunda dünyanın önde gelen modellerinden olan bu cihaz ile

  • -10.00 ‘a kadar miyop
  • - 6.00 ‘a kadar miyop astigmat
  • +6.00' a kadar hipermetrop ve mikst astigmat
  • +4.00'e kadar hipermetrop astigmat