Psikiyatri


Telefonla randevu alabilirsiniz : 0212 314 12 12 


Türkiye Hastanesi Psikiyatri Ünitesi’nde ruhsal sorunu olanların bu sorunlarının nedenlerine ve çözümlerine yönelik çalışmalar yapılıyor. Ergen ve erişkin yaş grubundaki hastalara psikiyatrik tedaviler uygulanıyor.

Psikiyatri ünitemizde, ruhsal bozukluklar yüz yüze görüşmeler ve gerekli testlerle saptanıyor. Elde edilen veriler değerlendirilerek gerekli tedavi programı belirleniyor.

Bu program çerçevesinde ilaç desteği de sağlanarak görüşme seansları ve terapi düzenleniyor.

Psikiyatri ünitemizde; anksiyete, depresyon, panik, obsesif kompulsif bozukluklar, fobiler, psikotik bozukluklar (şizofreni,  hipolan bozukluklar, paranoid bozukluklar) yanında, cinsel işlev bozuklukları, yeme-uyku bozuklukları, uyum bozuklukları, kişilik bozuklukları, öğrenme bozuklukları, psikosomatik bozukluklarla ilgili tanı ve tedaviler uygulanıyor.

Acil başvurularda hastanın konumu dikkate alınarak hızlı hizmet sunuluyor.

Diğer hastalıklar nedeniyle Türkiye Hastanesi’nde yatılı tedavi görmekte olan hastalara konsültasyon hizmeti veriliyor.

 

Ruhsal Travmalar

Bu etkenler karşılaşılma sıklığına göre söyle sıralanıyor:Çeşitli veriler ruhsal hastalıkların temelinde bireylerin karşılaştıkları sıkıntılara bağlı travmaların yattığını ortaya koyuyor.

  • Geçim sıkıntısı
  • Evlilik baskısı
  • Anne-baba baskısı
  • Okul başarısızlığı
  • Ölüm korkusu
  • İş gerginliği
  • Parasızlık
  • Sosyal statü
  • Kent yaşamı

 

Tedavinin Özellikleri

Bu çerçevede, bireylerin davranışlarını etkileyen, kendilerini mutsuz hissetmelerine neden olan etkenlerin belirlenmesi, tedavi açısından önem taşıyor.Ruhsal gerginlikler farklı nedenlere dayalı olsalar bile ortak özellikler taşıyabiliyorlar. Hemen hepsinde yetersizlik kökenli bulgular öne çıkıyor.

Psikiyatrik tedavi, rahatsızlık çeken kişinin bastırılmış duygularını açığa çıkarmasına, bunları paylaşacak güveni duymasına zemin hazırlıyor. Tedavide başarı, hastanın güven derecesiyle paralellik gösteriyor.

Bu özelliklerinden ötürü psikiyatrik tedavilerin aralıksız ve uzun süreli olması gerekebiliyor. Yarım kalan tedaviler, kısmen yatıştırılmış olan olumsuzlukların kısa sürede tekrarlanmasını gündeme getirebiliyor.

 

Tedavi Ne Sağlıyor?
 

Psikiyatrik tedavisinin başarısında, hastanın kendisini doğru ifade edebilmesi kadar, hekimin de önyargısız ve sabırlı bir dinleyici olması önem taşıyor. Çok kere, hasta, hekimin verdiği güvene bağlı olarak içini rahatça açabiliyor. Bu da rahatsızlığın  nedenini bulmayı kolaylaştırıyor.

Kişi, ruhsal rahatsızlık halinde genellikle içine kapanık, paylaşımdan kaçan, kendinden bile gizlenmeye çalışan bir tutum sergiliyor. Tedavinin başarısı, kişinin kendini adeta hapsettiği kabuğundan çıkarmakla sağlanabiliyor.

Bir bakıma yaşamdan giderek kopmakta olan hasta, yeniden yaşama dinamizmine kavuşturulmuş oluyor. Tedavinin sağladığı güvenle, kişi, yaptıklarından zevk almaya, olumsuzlukları göğüslemeye, engeller önünde direnç göstermeye başlıyor.

 


Başlıca Hastalık Grupları


Bu temelde sürdürülen çalışmalarda:Psikiyatrik tedaviler tamamen kişiye özel bulgular üzerine oturtuluyor. Bunun için uzun soluklu tedaviler olarak kabul edilmesi gerekiyor. İlaç kullanımı hastanın bilinç dağılmasını kontrol altına almak, ani tepkilerini frenlemek ve sakinleştirmek amacıyla destekleyici oluyor. Ağırlıklı olarak, psikanalitik yönelimli dinamik psikoterapi ve destekleyici psikoterapi ile sorunların uzun süreli çözümüne yönelik yardımda bulunulması tedavinin temel felsefesini oluşturuyor.

  • Psikotik bozukluklar
  • Duygu durum bozuklukları
  • Anksiyete bozuklukları
  • Başka hastalıkların yol açtığı ruhsal bozukluklar nedenleri saptanarak ele alınıyor.

Günümüzde yaşamsal önem taşıyan kanser, şeker, AIDS gibi hastalıkların kolayca belirlenebiliyor. Bu tür hastalıklar kişi üzerinde şok etki yapabiliyor ve yaşam gücünü zayıflatıyor. Bu tablo doğal olarak ağır ruhsal sorunları beraberinde getiriyor.

Çevrede olup bitenden uzak kalmaktan kaynaklanan kıskanma duygusunun da öne çıktığı sosyal uyumsuzluk, takıntılar, korkular sık rastladığımız ruhsal sorunlar arasında yer alıyor.

Bazen de kişinin içine girdiği sunalım onu çevre ile ilişkilerinde saldırganlaştırabiliyor. Geçimsiz, verimsiz bir kimlik kazanıyor.

İçine girdiği ruhsal sıkıntının derinliğine göre, unutkanlık, hayal kurmalar, korkular, olmadık güçler kişiyi değiştiriyor.

Ruhsal sorunlara yol açan en önemli etkenlerden birini de cinsel işlev bozuklukları oluşturuyor.

Türkiye Hastanesi Psikiyatri Ünitesi, tüm ruhsal sağlık sorunlarına çözüm çalışmalarını programlıyor.


Uyku Bozuklukları

Uykusuzluk, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen önemle nedenler arasında yer alıyor. Genellikle giziki bir rahatsızlığa bağlı olmakla birlikte uyku bozuklukları ruhsal sorunlarla ilişkili olabiliyor. Kişi, uyku bozukluğuyla ruhsal bozukluk arasında ikilem yaşıyor. Fiziki rahatsızlıklara bağlı uykusuzluk hali, kişinin ruhsal dengesini olumsuz etkileyebildiği gibi, bunun tersi de olabiliyor ve bazı ruhsal bozukluklar kişide uykusuzluğa yol açabiliyor.

 

ÇOCUK PSİKİYATRİ

 

Çocuk ve Ergen ruh sağlığı ve hastalıkları ya da Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi, bebeklikten gençlik dönemine uzanan bir yaş aralığında çocuk ve gençlerin yaşayabileceği duygusal, davranışsal, akademik, ailesel ve sosyal alanlarda kendini gösteren çeşitli belirtiler üzerine çalışan bir bilim dalıdır.  

Bu belirtilerin bir kısmı çocuğun yaş dönemine özgü normal süreçler olabileceği gibi, bir kısmı yaşam olaylarına ya da çevresel etmenlere bağlı tepkisel süreçler ile ilişkili, bir kısmı ise yerleşmiş ya da yerleşmekte olan patolojilerin yansımaları olabilir. Bu belirtilerin tespit edilmesi, hangi sürece ait olduklarının, tedavi gerektirip gerektirmediklerinin ve eğer tedavi gerekiyorsa hangi tedavi biçiminin daha uygun olduğunun değerlendirilmesi gibi çalışmalar çocuk psikiyatrisinin çalışma alanına girmektedir. Bu değerlendirmeler öncelikli olarak aile ve çocuk görüşmesine ve çocuk ile yapılan bireysel görüşmeye dayanmakta ve gereken durumlarda psikometrik ve projektif testler ile tamamlanmaktadır.

 

Yaş dönemleri ile ilişkili en sık sorunlar:

 

Bebeklik döneminde;uyku, iştah ve yeme problemleri; sosyalleşme ve çevre ile ilişki kurmada zorluk yaşanması (göz temasının olmaması gibi), anne-baba-bebek ilişkisinde yaşanabilecek ilişkisel sorunlar, konuşma gecikmesi.

 

Okul öncesi dönemde; tuvalet eğitimi, davranış problemleri, yineleyen karşı koyma davranışı, konuşma gecikmesi ya da konuşma güçlükleri, akranları ile sosyal ilişki kurmada güçlükler yaşama, iletişim kuramama, ebeveynlerden ayrılamama, anaokuluna başlamakta güçlük yaşama, uyku bozuklukları, aşırı hareketlilik gibi sorunlar.

 

Okul çağında; okul başarısızlığı, okula gitmek istememe, okul korkusu, dikkat eksikliği, davranım problemleri, hareketlilik, akranları ile uyum sağlamakta zorlanma, algılama güçlüğü, öğrenme güçlüğü, isteksizlik, uyku sorunları, kaygı ve endişe, sınav kaygısı, korkular, gece altına kaçırma, takıntılar gibi sıkıntılar

 

Ergenlik döneminde; davranım problemleri, isteksizlik, mutsuzluk, kaygı, korkular, dikkat eksikliği, uyku ve iştah sorunları, yemek yeme davranışında değişimler, kendine zarar verme davranışı, takıntılar gibi sorunlar başvuru sebepleri olabilir.

 

Çocuk ve ergenlerde rastlanabilecek ruhsal bozukluklar:

 

Ø  Duygudurum bozuklukları: Depresyon, İki uçlu mizaç bozukluğu

Ø  Kaygı bozuklukları: Panik atak- Yaygın kaygı bozukluğu

Ø  Çocukluk çağının ayrılık kaygısı bozukluğu

Ø  Çocukluk çağının sosyal kaygı bozukluğu

Ø  Obsesif-kompulsif bozukluk

Ø  Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu

Ø  Otizm- Yaygın gelişimsel bozukluklar

Ø  Özel öğrenme güçlüğü

Ø  Bilişsel gelişimde gecikme

Ø  Davranış bozukluğu

Ø  Konuşma bozuklukları

Ø  Yeme bozuklukları

Ø  Uyku bozuklukları: kâbuslar, gece terörü