EN AR
Mesajınız için teşekkür ederiz. En kısa sürede size dönüş yapacağız.
Herhangi bir dilek, öneri veya şikayet için lütfen bizimle iletişime geçin.

Çocuklarda Kansızlık

Kansızlık, dokulara oksijen taşımakla görevli olan kırmızı kan hücrelerimizin yaşa ve cinsiyete göre belirlenen normal değerlerin altında olmasıdır.

0%
*Bu yazı tahmini 6 dakika 11 saniye okuma süresine sahiptir.

Kansızlık, dokulara oksijen taşımakla görevli olan kırmızı kan hücrelerimizin yaşa ve cinsiyete göre belirlenen normal değerlerin altında olmasıdır. 

Kansızlığın en sık rastlanan nedeni, kemik iliğinde üretimin azalmış olmasıdır.  Üretimin azalmasının da en sık nedenleri, besinsel eksikliklere bağlı olarak gördüğümüz demir eksikliği, B12 vitamini ve folik asit eksikliğidir.

Ülkemizde ve tüm dünyada demir eksikliği,  en sık görülen kansızlık türüdür. En sık görüldüğü yaşlar 6 -24 ay arası ve ergenlik dönemindeki çocuklardır. Bu dönemlerde daha sık görülmesinin nedeni büyüme gelişmenin hızlı olması nedeni ile artan ihtiyaç ve besinlerle ihtiyacın yeterli miktarda karşılanamamasıdır. Bir diğer neden de ergenlik dönemindeki kız çocuklarında adet kanamaları ile olan kan kayıplarıdır.

Demir kan yapımında gerekli olduğu gibi beyin gelişiminde, bağışıklık sisteminin etkin çalışmasında da rol oynar. Eksikliğinde uygun zamanda tedavisi yapılamazsa, bilişsel fonksiyonlarda kalıcı hasar bırakabilmektedir. Aynı zamanda normalden daha sık enfeksiyonlara yakalanma riski de ortaya çıkmaktadır. Kansızlık durumunda küçük çocuklarda iştahsızlık, büyüme gelişme geriliği, tartı alamama, nöromotor gelişme geriliği, sık enfeksiyon, ağlarken morarma şeklinde olan katılma nöbetleri görülebilirken, daha büyük çocuklarda halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi, solukluk, okul başarısında azalma, dikkat dağınıklığı, saç dökülmesi, tırnaklarda kırılma gibi belirtilerle karşımıza çıkabilir. Eğer kansızlık ağır derecede ise kalp yetmezliği, çarpıntı, hızlı nefes alıp verme, karaciğer ve dalakta büyüme de görülebilir.

Kansızlık tanısını koymak için ayrıntılı bir öykü, fizik muayene ve laboratuvar tetkikleri gereklidir. Öyküde başlangıç yaşı, kişinin beslenme öyküsü,  aile öyküsü, anne baba arasında akraba evliliği varlığı önemlidir. Bebeklikten beri olan ve akraba evliliğinin olduğu anemilerde daha çok kalıtsal anemiler akla gelir. Fizik muayenede hastanın genel durumu, solukluk, sarılık, çarpıntısının olup olmadığı, karaciğer ve dalak büyüklüğü ve lenf bezelerinin varlığı değerlendirilmelidir. Demir eksikliği anemisi düşünülüyorsa demir, demir bağlama kapasitesi, demir depolarını gösteren ferritin testleri istenir. Diğer besinsel eksiklikler düşünülüyorsa B12 vitamini ve folik asit istenir.

Öncelikli olarak hamilelikte annelere yeterli demir ve vitamin desteği sağlanmalıdır. Erken ya da düşük doğum ağırlığında doğan bebeklere birinci aydan başlamak üzere, zamanında doğan bebeklere ise 4. Aydan itibaren en az 1 yaşına kadar koruyucu demir desteği verilebilir. Ek gıdaların başlanması ile demirden zengin olan kırmızı et, karaciğer, dalak, balık, yumurta, kuru baklagil, üzüm pekmezi, koyu yeşil yapraklı besinlerden zengin beslenme özendirilmelidir. İnek sütü demir emilimini engellediği ve bağırsaklardan küçük kanamalar yoluyla kan kaybına neden olabildiği için 1 yaşından önce verilmemeli, 1 yaşından sonra ise günde 2 bardağı geçmeyecek şekilde verilmelidir. Demir emilimini azaltan çay-kahve gibi içeceklerden uzak durulmalıdır. Ergenlik dönemindeki kız çocuklarının kanama periyodları takip edilmeli, uzun süren ve fazla miktarda olan kanamalar tetkik edilmelidir.

Kansızlık tedavisi kansızlığın nedenine göre değişir. Demir eksikliği ya da B12 eksikliği gibi besinsel eksiklikler mevcut ise tedavi bu vitamin ve elementlerin yerine konulması ile olur. Demir eksikliğinde çocuğun kilosuna göre hesaplanan demir miktarı damla, şurup ya da tablet formlarında olmak üzere günde 2 doz halinde reçete edilir. Emilimin yeterli olması için yemekten 2 saat sonra aç karna ya da demir emilimini arttırdığını bildiğimiz C vitamini içeren taze sıkılmış portakal suyu ile verilebilir. Kan değerlerinin istenilen düzeye ulaşmasından sonra da, tedavi daha düşük dozda olmak üzere 3 aya tamamlanmalıdır. Dişleri siyaha boyama, dışkı renginde koyulaşma, karın ağrısı, bulantı, kabızlık, ishal gibi yan etkiler nedeniyle kullanımda zorluklar yaşanabilir. Dişlerde boyanma geçicidir ancak önlemek amacıyla ilacın dişlerle temasını azaltacak şekilde verilmesi ya da ardından su içerilmesi faydalı olabilir. Bulantı, karın ağrısı nedeniyle ilacın kullanılamaması halinde farklı demir preperatlarına geçilmesi şikayetleri azaltabilir. 

* OECD ülkelerinin üniversite mezunlarının dakika başına okuyabildiği kelime sayısı baz alınmıştır.